Gergin bir gün, her yerde kırmızı balonlar, kalpler, peluş oyuncaklar, ağlatma amaçlı sevgi mailleri, hayat ne de güzel bu kadar çok sevince mesajları içeren konuşmalar, şişirilmiş olmadığında bile şişirilmiş bir mecburiyet.
Genelde sorulduğunda "sevgimi göstermek için bugünü beklemiyorum tabii ki ama ayrica bir vesile de fena olmuyor" cevabını bir programda duyup ezberlediği için bir solukta veren insanlar, eski sevgilisine mesaj atmak için doğumgününden sonra bir bahane daha bulduğu için sevinenler, sevgilisinin çalıştığı şirkete çiçek göndererek 'bu şahıs bana ait' mesajıyla kendi bölgesini işaretleyenler, sevgilisi olmayıp da bunalıma girenler 'bugün dışarı bile çıkmak istemiyorum' diyenler, hediye olarak ne alacağını bilemeyen aldığı hediye acaba ne anlama geliyor ne mesaj vermiş olacak bu hediyeyle diye düşünmekten perişan olanlar, acaba bana ne aldı diye meraklanmaktan perişan olanlar, çok sevinenler, hayal kırıklığına uğrayanlar ve daha aklıma gelmeyen birsürü şeyi tek bir günde mecburen yaşayanlar.
15 şubat sabahı bitmiş oluyor bu zorlama peri masalı, bir garip rahatlama hissedeceksiniz içinizde, işte o gerginliğin bitişidir. Gerçi o zaman da tv karşısına oturup hangi ünlü nasıl kutlamış, kimler ne hediyeler almış nerelere gitmiş içerikli magazin programları seyredilecek. Evet gergin bir gün, önyargıların hakim olduğu, kutlasan ayrı kutlamasan ayrı bir dert günü.
Tuesday, January 30, 2007
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment