Evet bugun de canim oturup biseyler yazmak istedi.
Ama neden diye bir sorun; cok uzun zamandir bir mac seyrederken kendimi bu kadar duygusal hissetmedigim icin. Evet dun aksamki Liverpool – Milan Sampiyonlar Ligi final maci bu dedigim.
Maca tarafsiz basladim aslinda, Turk takimlarinin disindakilerle pek hasir nesir olmadigimdan olsa gerek. Liverpool 3. golu de yedikten sonra, Milan da gercekten cok guzel oynarken nedensiz sekilde boyle bitmesin istedim. 2-0'dan, 3-0'dan cevrilen maclar gorduk biz zamaninda, "bikac kisi topu bi yere sokmaya calisiyor, siz de seyrediyorsunuz" diyenleri duymadan, o top o yere girince agladik yeri geldi. Dun aksam da Liverpool atti ben aglamamak icin kendimi kastigimi farkettim, bana noluyosa. 3-2 oldugunda zaten herkes salya sumuk agliyodu statta, ki sanirim Liverpool'a neden sempati duydugumu bu noktada buldum. Is degil askmis futbol onlar icin de. Penaltilara kalmis olmasina sevinsem de, 4-3 bitseydi icim daha rahat olacakti sanki. 3-3 de hic fena degil tabi.
Penaltilarda ise Liverpool kalecisine gulmekten adam gibi stres yasayamadim itiraf ediyorum. Istedigi kadar taktik olsun, o adam ulkesine donunce cocuklar parmaklariyla gosterip “iste bu o” demeyecekler mi ? Misal Turkiye’de olsa isminin onune sempatik bir maymun sifatini eklemislerdi coktan. Haa, benim bile dikkatim dagildi, penaltiyi atacak adamin dikkati nasil dagilmasin, ayri.
Bu arada mac boyunca, ozellikle ilk yarida ve daha da cok Milan’li futbolcular icin, 2-3 dakikada bir, “bir insan o topa yetisemez, boyle kosamaz, bir insan boyle calim atamaz, bir insan evladi nasil olur da o minicik alanda o topu dondurur” dedim, bunlarin oynadigi futbolsa bizimkiler ne yapiyor diye tepindim, evet yaptim boyle seyler.
Sonra biraz once sozlukten, maca gitmis birinin agzindan sunlari okudum ki benim icin macin en akilda kalacak seylerinden biri olacak kesin;
“ stadları stad yapanın uzay çatı, yumuşak koltuk vb değil taraftar olduğunun anlaşıldığı, 'dağbaşı' diye taraftarın diline düşen atatürk olimpiyat stadı'nda 60'lık bir liverpool'lu amca tarafından "cennetteyim" derken hüngür hüngür ağlandığı; tüm zamanların en, en, en, en... finali.. “
Thursday, May 26, 2005
Wednesday, May 04, 2005
"hayatin anlami" mailleri
X kisiye gonderin super seyler olsun maillerinden biri daha geldi gecen gun. Aman hic sevmem iyk salak misiniz falan gibi seyleri demin bana gonderdiklerinde soyledikten sonra uzerinde birtakim oynamalar yapip sanirim x civarinda kisiye gonderdim.
Oynamalar yaptim dedigime bakmayin, sadece "ona buna gondermeseniz de olur, hatta gondermeyin sizde kalsin, walla kotu bisey olmayacak. Hatta daha da curetkar olun, okuduktan sonra silin" gibi bir kisim ekledim.
Sen neden x kisiye gonderdin diyenlere asla "supper dileklerim var ondan" ya da "tek bi sey istiyorum lutfen lutfen" gibi seyler soylemeyecegim, keza inkar her zaman en sevdigim tepki olmustur.
Konuya hala giremedigimin farkindaysaniz gonul rahatligiyla devam edebilirim; ben acaip duygusal aglak falan biri oldum, asagidaki yazilar da gectigimiz bilmemkac yilda toplam yuz kereden fazla inbox'ima dustugu halde nedense bu sefer boyle bi etkilendim, ekrana bi sure bos bos baktim.. Ama hayatin anlamini falan cozemedim, madem x kisiye gonderiyorum bari felsefik katkilari olsaydi bana di mi, o da yok.. Sadece, mesela 4.'yu okurken "acaba mi" , 6.'da "tuh" ve 10. icin de "tabii ki" dedim.. Daha 17. falan var ama hic konusasim yok onun hakkinda.
Sildim zaten aradaki maddeleri, eskiden TRT'deki cocuk korosunda soylenen sarkilara benzeyen, el ele el ele verin cocuklaaar temali olanlari.
Dedim ya aglak oldum ben, madem ki aglak oldum herkesin psikolojisini bozmaliyim durtusuyle (hatunum ben, olayim bu) de oturdum deminden beri son cumlesi belli olmayan bu maili yaziyorum, tadini cikarin, ilerde santaj malzemesi yapin.
Cok onemli not : simdi ben bu 19-20 maddelik seyin sadece, durun sayayim, 7 maddesini gonderdigime gore, dileklerimin olma ihitmali ne kadardir ki ? Listenin kabarikligini maddelerin sayisina mi oranlamam lazim ne yapmam lazim ay hayat cok zor hep mucadele ...
4. Istediginizi alamamanizin bazen ne kadar büyük bir sans oldugunu hatirlayin..
6. Küçük bir aksakligin, büyük bir arkadasligi yaralamasina izin vermeyin.
10. Sessizligin bazen en iyi yanit oldugunu hatirlayin.
13. Sevdiklerinizle anlasmazliga düstügünüzde, sadece mevcut durumla ilgilenin. Gecmisi getirmeyin.
17. En iyi iliskinin, biribirinize karsi duydugunuz askin, biribirinize olan ihtiyaçtan daha fazlastigi zaman oldugunu hatirlayin.
18. Basarinizi, ona ulasmak için nelerden vazgeçtiginizle yargilayin.
19. Aska ve yemek pisirmeye, sonuçlarini hiç düsünmeden girisin.
Oynamalar yaptim dedigime bakmayin, sadece "ona buna gondermeseniz de olur, hatta gondermeyin sizde kalsin, walla kotu bisey olmayacak. Hatta daha da curetkar olun, okuduktan sonra silin" gibi bir kisim ekledim.
Sen neden x kisiye gonderdin diyenlere asla "supper dileklerim var ondan" ya da "tek bi sey istiyorum lutfen lutfen" gibi seyler soylemeyecegim, keza inkar her zaman en sevdigim tepki olmustur.
Konuya hala giremedigimin farkindaysaniz gonul rahatligiyla devam edebilirim; ben acaip duygusal aglak falan biri oldum, asagidaki yazilar da gectigimiz bilmemkac yilda toplam yuz kereden fazla inbox'ima dustugu halde nedense bu sefer boyle bi etkilendim, ekrana bi sure bos bos baktim.. Ama hayatin anlamini falan cozemedim, madem x kisiye gonderiyorum bari felsefik katkilari olsaydi bana di mi, o da yok.. Sadece, mesela 4.'yu okurken "acaba mi" , 6.'da "tuh" ve 10. icin de "tabii ki" dedim.. Daha 17. falan var ama hic konusasim yok onun hakkinda.
Sildim zaten aradaki maddeleri, eskiden TRT'deki cocuk korosunda soylenen sarkilara benzeyen, el ele el ele verin cocuklaaar temali olanlari.
Dedim ya aglak oldum ben, madem ki aglak oldum herkesin psikolojisini bozmaliyim durtusuyle (hatunum ben, olayim bu) de oturdum deminden beri son cumlesi belli olmayan bu maili yaziyorum, tadini cikarin, ilerde santaj malzemesi yapin.
Cok onemli not : simdi ben bu 19-20 maddelik seyin sadece, durun sayayim, 7 maddesini gonderdigime gore, dileklerimin olma ihitmali ne kadardir ki ? Listenin kabarikligini maddelerin sayisina mi oranlamam lazim ne yapmam lazim ay hayat cok zor hep mucadele ...
4. Istediginizi alamamanizin bazen ne kadar büyük bir sans oldugunu hatirlayin..
6. Küçük bir aksakligin, büyük bir arkadasligi yaralamasina izin vermeyin.
10. Sessizligin bazen en iyi yanit oldugunu hatirlayin.
13. Sevdiklerinizle anlasmazliga düstügünüzde, sadece mevcut durumla ilgilenin. Gecmisi getirmeyin.
17. En iyi iliskinin, biribirinize karsi duydugunuz askin, biribirinize olan ihtiyaçtan daha fazlastigi zaman oldugunu hatirlayin.
18. Basarinizi, ona ulasmak için nelerden vazgeçtiginizle yargilayin.
19. Aska ve yemek pisirmeye, sonuçlarini hiç düsünmeden girisin.
Subscribe to:
Comments (Atom)